Ara-lık


Herkesin bir Ara-lığı var

Oradan girersin içeriye

Bazen çıkarsın

Bir öfkenin, hüznün, tebessümün

Büyüyüp küçüldüğü, daralıp genişlediği

O Ara-lık

Ansızın göğsünde bitiverir

Avuçlarında

Yakar seni

Durduk yere üşütür

Her şeye ulaşan Ara-lıktır çünkü

Mümkün kıldığı gibi imkânsıza el açar

Aynı anda yokuşun aşağısı ve yukarısıdır

Kolayına gelen zoruna gider

Ve bir bakıma Ara-lık

Çıkmaz sokaklar güzelidir

Tenhaları sever

İhtimalin Ara-lığa dönüşmesi

Andır

 

Aralık başı, demiştim

“Bir şey olacak”

Elimden tut!

Bir şey olacak!

 

 

 

 

Ben seni nasıl sevdim?


Ben seni hep geç sevdim

Geç dokundum geç kokladım

Ne ayağa kalkabildim ne yorulmak bildim

Kapımı çalmadan, yanıma uzanmadan hemen önce

Ben seni hep erken sevdim

 

Sarsak, savruk, dalgın zamanlar koydum önüne

Anlamı kırılmış, sorgusu kötümser

İlgisi olgunlaşmamış kederler

Bakmaktan usandığım her şey gibi

Ben seni ya geç

Ya da çok erken sevdim

 

Yorgun değilim

Yaşlandım sadece

Kalbim ellerini reddediyor

Dalgaların köpükleri kaldı geriye

Nefesin uzak hatıralarda

Kıyısız bir gülümseme.

  

 

 

 


Blog Arşivi