ŞuBat

 

Şu

Bat

 

Ocakta herkes gitmişti

Keder kaldı Şubata

Giderek eriyen, yangınından çözülen

Bütün belirsizlikleri gövdesinde tutan bir iz

 

Kötü haberlerle geldi Şubat

Kasım gibi, aralık gibi, ocak gibi

Sadece daha sessiz, sensiz

Rotasını kaybetmiş bir klarnet

Sallanıyor boşlukta

Ansızın düşecek bir mesajın

Blues ihtimali

 

Şu

Bat

Bu

Kör

Pas.

 

Briç

Şubat ayında oynanan

İki pik ile üç sinek arasına sıkışmış

Açmazdı

Konuşsam olmuyor

Söz versem yazılmıyor

Batırdığım eller adına konuşuyorum

Yapacak bir şey yok

Sadece üşüyorum.

 

Senin kedin olmak isterdim

Şubata çok yakışırdı

Bir kalorifer peteğinin üzerinden sana bakmak

Mırlamak

Patimi yaladığımda elini tuttuğumu sanmak

En çok Şubata yakışırdı

Bir bakışın

Diğerini ıskalama hali

 

Ama olsun!

Bu kış bitecek

Öyle yağacak ki kar

Bütün izler silinecek

Ben bile kalmayacağım geriye

Bir kalorifer peteğinin üzerinden sana bakan kedinin

Elini tuttuğunu sanarak ürpereceksin

Böyle bir ihtimalle süslenecek

Şubat.

 

Vedalaşmam uzun sürdü bağışla

Şubat kısa

Marta kalırsa bu iş

Nisan paramparça

Alev alev 1 Mayıs

Ölmek zor Haziranda

 

Çık git hayatımdan!

Demiştin

Öyle çıkılmıyor Şubattan

Her şeyi birbirine bağlayan

Bütün intiharlar gibi

Paramparça bir an.

 

Seni sevmediğimden değil

Boşluğuna gönül koydum ben

Son nefesimdin, ilk Şubatım oldun

Beni böyle hatırla istedim

Biterse kış, dinerse kar

Belki yeni bir Şubat başlar

Bırakır hakikatini Ara-lıktan

 

Dalgınlığımı bağışla

O Ankara gününü

Çoktandır silmiştim hafızamda

Neyi unutmak istediysem

O geldi başıma

Ocak ayının üçüncü tekil akşamında

Aylar geçiyordu üzerimden

Seni unutmak ve hatırlamak üzereyken

Kasımı hatırla

 

Üç numarada oturan Ferhan abla

 “İyi misin?” dedi eşiğimde

Durup baktım yüzüne

Kendime

İyi olacağım dedim

Yeter ki şu

Şu-şu-şu

ŞuBat

Bir bitse.

Bitecek dedi

Koca bir Şu girdi aramıza

Bat dünya.

 

Ben ölmedim

Dünya batmadı

Sen varsın

Bütün hızıyla akıyor zaman

Kararlılıkla

Giderek azalıyorsun

Bir kederin bütün yok oluşuyla

Paradoks

Hesap soruyor yalnızlığıma

 

Dilime bir şarkı yapıştı

Bütün yapışanlardan berbat

Bir kalorifer peteğinin üzerinde

Sesime anlam arayan kedinin

Çaresizliği kadar muğlak

Çünkü Şu

Bat. 


OcaK

  

Ara-lıktan bakınca

Ocak kaldı geriye

İntihar süsü verilmiş

Kimsesiz bir zaman.

Neyimden usandıysam

Ona tutuldum her seferinde

Kendine düşman

Hor görülmüş bir sadakatle.

Affına sığınıyorum

Metruk bir Ara-lıkta

Ocağına kül olmuş

Gövdemle birlikte.

 

 

Kasım

 

Tastamam bir Kasım

En başta hüzün

Kuşlar uyanmasa

Akıp gideceği yok zamanın

Ne mesafeler yerinde

Ne yüzün

Belli belirsiz her şey gibi

Kararsız bir tebessüm

Durmak ihtardır

Sınırı aşılmış her nefeste

Koşmak artık bir ihlal

Anladım.

 

“Kasım bitmeden” diyordun

“Bir şey olacak”

Şunun şurasında ne kaldı?

Birkaç satır birkaç resim

Bir de anlar var kaybolduğum

Kendime bakındığım

Bulamadığım, sayılmadığım

 

Haklısın

Kasım bitmeden bir şey olacak

En başta hüzün.



Blog Arşivi