Dilan’a…
çok havalı bakışların vardı, çeliği
keserdi
o
yeşil biberler ne acı! gözlerin
oysa sen giderken ben dönüyordum
sevgilim
elbette son sözü sen söyleyecektin
imkanlarını kesecektin
inkar da olsa ikrar da olsa hevesin
kabul, kim görse ceviz ağaçlarından
çetin hüviyetini
üzerinde eksik bir şeyler aranacak
son perdede kendine alkış tutan
dumrul
sesinden şüphe eden tenor olacaktı
belki cansız, sahipsiz bırakacaktı
kalbindeki o muntazam nefesi
sen şimdi örtüleri ne güzel! bir masada
şehvetli bir tangosun, hem
domateslerin ne suçu var
biberler acısınnn
iyi de güzelim
sen nerde gördün ölümüne akil bir
adamın
aşka gönül koyduğunu
saftirik suratla aldığım boy ölçüm
pazar arabasında unutulmuş anı
defteri
ahım da
insafım da!
yalanım varsa kör olayım
bin kez tövbe ettim
hiçbir mateme kusur olmayacak
aksatmayacaktım sözcükleri
rahat’da
dur gözlerim hiçbir yere varamayız - inceliği
seni düşüne düşüne
düşüne
aşk uçar şiir kalır
yalanım varsa kör olayım sevgilim
ah sen!
ne güzel kokmuştuk birlikte
üzerinde şımarık bir pembe
çilekler, manolyalar açmış
sincaplar gezdirmiştik
kaybolduğumuz dallarda
ama olsun!
hüzün de yıllanır
(yoksa yüzün müydü, şarap mı
içmiştik)
hembenniyedahaönceölmedim
temennisi
son hayalim ol!sun
belki o zaman yanılırım
çalarım aşkın mavi bakımlı
tiktak’larını
sen giderken ben kalmış olurum
bütün dönüş yollarında sana çıkarım
kalbimin mezarlığına bir çukur daha
kazıp
hazırlıksız yakalanmış gibi yaparım
inan ol yaparım
en azından böyle hatırlanırım
sen giderken
ben ölüyordum sevgilim.
Hiç yorum yok :
Yorum Gönder